Yatak odasının loş ışıkları altında nefesler hızlanırken, o sıcak Japon kızının dili amcığını didiklemeye koyulmuştu çoktan. Dudakları sıkıca sardığı am, dilinin her hareketinde inlettikçe onu daha da azdırıyordu. Gözleri kıvrılmış, vücudu titriyor ama boyun eğmeyip her seferinde daha sert dayanmaya çalışıyordu. Yarağı eline alıp ısırırken, parmaklarıyla da yumuşacık amcığını kaşımalıydı; bu folloşluk ve sertlik arasında kalan tek şeydi onun arzusu.
Adeta kökleme için hazırlanmış gibi sıçan yatağın içinde sürüklendi. Dilini dibine kadar sokup sakso yaparken yaramazca bağırması, o hazdan kopuşunun en net işaretiydi. Sesini giderek yükseltti; “Daha sert, daha derin…” diye yalvardı boğazından gelen hırıltılarla. Her defasında yarak kafasını hizalayıp girerken amcığına, o deli gibi inlediğinde adamın dayanması imkânsızdı artık. Bir eliyle kalçasını sımsıkı kavrıyor, diğer eliyle de kafa tutarak göğsünü ittiriyordu içine.
O an geldiğinde yatak sarsıldı iyice; yarak dibine dayanmışken kız tüm bedenini kasıp çıkışa hazırlandı. Yataktan yayılan sesler ve yoğun vücut kokusuyla birlikte acayip bir hızda gidip gelmeye başladılar. Sikişi bırakmıyor, sapına kadar doldurmak istiyordu o deli adamın suratını bile yalayıp kürtaj gibi emmesine izin vermişti sessizce ama arada inleyerek karşılık veriyordu hırslı dayamaya.
Son darbeyle birlikte kaskatı kesildi ikisi de; kızın amından sıçrayan sular yatakta yayılırken nefeslerinin karıştığı anda yan yana uzandılar, hala çarpıntılı kalpleriyle birbirlerine kilitlenmiş halde… O sert futuğun ardından gelen ağır sessizlikte bile geride kalan acayip izlerin kokusu vardı avuçlarında.